Sitemize Üye olmak için bugün ücretsiz bir hesap kaydı oluşturun! Giriş yaptıktan sonra, kendi konularınızı ve gönderilerinizi ekleyerek bu sitede yer alabilir ve kendi özel gelen kutunuz aracılığıyla diğer üyelerle bağlantı kurabilirsiniz!
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bir yıldızın parlaklığının düzenli değişmesi, yalnızca gökyüzünde ilginç bir gösteri değildir. Doğru tür yıldızlarda bu değişimin dönemi, yıldızın gerçek ışık gücünü anlamaya yardım edebilir. Sefe değişenleri, bu ilişkinin kozmik uzaklık ölçümlerinde kullanıldığı tanınmış örneklerdir. Yöntemin...
Genç bir yıldızın çevresindeki parlak halkalar ve karanlık aralıklar, gezegenlerin doğuşunu araştırmak için önemli ipuçlarıdır. Ancak her karanlık boşluğu, içinde kesin olarak görülmüş bir gezegenin yörüngesi diye okumak doğru değildir. Protoplanet diskleri gaz, toz, hareket ve sıcaklık...
Kırmızıya kayma, bir gökcisminin sıradan bir fotoğrafta kırmızı görünmesiyle aynı şey değildir. Temel ölçüm, bilinen bir ışık özelliğinin beklenen dalga boyuyla gözlenen dalga boyunu karşılaştırmaktır. Yıldız hareketlerinden uzak gökadaların geçmişine kadar uzanan birçok araştırmada bu...
ALMA görüntülerini gördüğümüzde Şili’de geniş bir alana dağılmış çok sayıda çanak anten dikkat çeker. Bunlar birbirinden bağımsız fotoğraflar çeken ve sonuçları yalnızca yan yana yapıştırılan aygıtlar değildir. Antenlerden gelen sinyallerin zaman ve faz ilişkileri birlikte değerlendirilir...
Ay’a farklı gecelerde baktığımızda tanıdık koyu düzlükleri ve büyük kraterleri yeniden görürüz. Bu durum bazen “Ay kendi çevresinde dönmüyor” diye açıklanır. Oysa aynı yüzün Dünya’ya dönük kalabilmesi, Ay’ın dönmesiyle yörüngedeki hareketinin eşzamanlı olmasını gerektirir. Üstelik gördüğümüz yüz...
Jüpiter’in uydusu Io, küçük bir kayalık dünyanın nasıl olağanüstü etkin olabileceğini gösterir. Yüzeyindeki volkanlar ve lav alanları, ısının yalnızca bir gökcisminin Güneş’e yakınlığıyla açıklanamayacağını hatırlatır. Io’nun öyküsünde Jüpiter’in güçlü çekimi, komşu uyduların yörünge etkileri ve...
Satürn’ün uydusu Enceladus, buzlu yüzeyinin altındaki okyanusu uzaya taşıyan püskürmeleriyle gezegen biliminin önemli araştırma hedeflerinden biridir. Cassini bu ortamın yakınından geçerek gaz ve buz parçacıklarına ilişkin veriler topladı. Böylece yüzeyin çok altında bulunan bir su ortamını...
Satürn’ün büyük uydusu Titan’da bulutlardan yağış, yüzeyde akış kanalları ve göller bulunur. Bu tanıdık sözcükler Dünya’dakine çok benzeyen bir ortam düşündürebilir; fakat kimya ve sıcaklık çok farklıdır. Titan’ın yüzeyindeki sıvı döngüsünde metan ve etan önemli rol oynar. Bu nedenle “göl”...
Jüpiter’in uydusu Europa, yüzeyindeki uzun çizgiler ve buzlu görünümüyle tanınır. Bilimsel ilgiyi asıl artıran ise bu yüzeyin altında tuzlu bir okyanus bulunabileceğine ilişkin güçlü kanıtlardır. Bu konu, “orada yaşam var” sonucuyla aynı şey değildir. Bir ortamın yaşam için uygun olabilecek...
Türkiye’de yaz yaşanırken Güney Yarımküre’nin kış yaşaması, mevsimleri anlamak için iyi bir başlangıç sorusudur. Dünya’nın tamamı aynı anda aynı Güneş uzaklığındadır; buna rağmen iki yarımkürede mevsimler ters yönde ilerler. Ana açıklama, gezegenimizin dönme ekseninin eğik olması ve yıl boyunca...
Güneş’in tek başına bulunduğu bir yıldız sistemi içinde yaşadığımız için bütün yıldızları yalnız cisimler gibi düşünmek kolaydır. Oysa iki veya daha çok yıldızın kütleçekimle bağlı olduğu sistemler çok çeşitli yapılar sunar. Birbirinden farklı kütlelerde iki yıldız, bir beyaz cüceyle parlak...
Güneş Sistemi’ni gezegenlerin sıralandığı basit bir çizimle öğrenmek kolaydır; fakat Neptün’den sonraki geniş bölgeyi bu çizim pek göstermez. Kuiper Kuşağı ile Oort Bulutu adları bazen aynı yapının iki ismi gibi kullanılır. Oysa uzaklıkları, genel geometrileri ve onları nasıl araştırdığımız...
Gökyüzündeki bir yıldız topluluğuna bakarken yalnızca kaç parlak nokta gördüğümüzü saymak yeterli değildir. Bu yıldızların ortak kökeni var mı, birbirlerine kütleçekimle bağlılar mı ve zaman içinde nasıl değişiyorlar? Yıldız kümeleri bu soruları aynı gözlem alanında araştırmaya olanak verir...
Gökbilimde bir kaynağı araştırmanın tek yolu ondan gelen ışığı toplamak değildir. Kütleçekim dalgaları, bazı güçlü kozmik olayların uzayzaman üzerindeki etkisini ölçmemize olanak verir. Bu alanın görsellerinde sıkça kullanılan dalgalı ızgaralar, gözle görülen bir yüzeyin fotoğrafları değil...
Bir yıldıza gidip örnek alamadığımız hâlde onun atmosferindeki elementler hakkında nasıl konuşabiliyoruz? Yanıt, ışığı yalnızca bir fotoğrafın parlaklığı olarak değil, dalga boylarına ayrılmış bir veri dizisi olarak incelemekte yatar. Spektroskopi, yani tayf bilimi, astronominin en güçlü...